TMMOB AYDIN İL KOORDİNASYON KURULU SOMA?DA YAŞANAN MADEN KAZASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI...

TMMOB Aydın İl Koordinasyon Kurulu olarak 16.05.2014 tarihinde İMO Aydın Şube binasında basın açıklaması yapıldı.

Eklenme Tarihi: 16/05/2014

 

TMMOB AYDIN İL KOORDİNASYON KURULU SOMA`DA YAŞANAN MADEN KAZASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI


TMMOB`ye bağlı Mühendis Odalarının Aydın Temsilcileri, Değerli Basın Mensupları; Aydın Mühendis Odaları Temsilcilerinin oluşturduğu İl Koordinasyon Kurulunun hazırladığı Basın Bildirisini okuyorum.

13 Mayıs 2014 Salı günü Manisa`nın Soma İlçesinde hala acısını yoğun olarak içimizde yaşadığımız çok büyük ve elim bir maden kazası yaşadık.  

BUGÜN MADEN EMEKÇİLERİNİN VE HEPİMİZİN KARA GÜNÜDÜR

Öncelikle kazada hayatını kaybeden tüm maden emekçilerini rahmetle yad ediyor, maden şehitlerinin ailelerine, madencilik camiasına ve ülkemize baş sağlığı diliyoruz.Maden kazası, Ruhsat hukuku Türkiye Kömür İşletmelerine (TKİ) ait olan ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen yeraltı kömür ocağında, sebebi henüz belli olmayan ve havalandırma giriş yolu üzerinde meydana gelen ocak yangını sonucu açığa çıkan karbon monoksit gazının ocak içerisine çok hızlı şekilde yayılıp çalışanları zehirlemesi sebebiyle oluşmuştur. Kaza sonucu aralarında 5 maden mühendisi meslektaşlarımızın da bulunduğu üç yüzden fazla maden emekçisi yaşamını yitirmiştir. Kazadan 3 gün geçmesine rağmen hala kazazedelerin tamamına ulaşılamamıştır.  Kazanın nasıl gerçekleştiği, sebepleri ve resmi sonuçları henüz bilinmemekle birlikte, böyle bir facianın bu havzada yaşanabileceği tehlikesi Maden Mühendisleri Odası?nca hazırlanan raporlarda yetkili mercilere bildirilmiş ve TMMO Birliğimiz tarafından daha önce kamuoyuyla paylaşılmıştır. 

Kazanın henüz teknik sebepleri bilinmese de, buna benzer yaşanan önceki kazalara baktığımızda, temel sebeplerin öncelikle teknik sebeplerden çok yanlış politik kararlardan, kapasitenin çok üstünde üretim ve kazanç hırsından kaynaklandığını görmekteyiz. Dünyanın en zor mesleklerinden biri madencilik ve özellikle yeraltı kömür madenciliğidir. Çünkü riski en yüksek iş kolu olup, özel bilgi, eğitim ve tecrübe gerektirir. 80?li yılların başından itibaren uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaşma, rodövans vb neoliberal politikalar ve uygulamaları; kamu madenciliğini küçültmüş, kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve birikimini dağıtmıştır. Maden Mühendisleri Odası ve TMMOB olarak, maden üretimlerinin yoğun birikim ve deneyime sahip, uzun yıllarla madencilik kültürünün oluştuğu, çok sayıda tecrübeli mühendis ve teknik personele sahip, daha fazla İş Güvenliği yatırımlarının yapıldığı Kamu eliyle yapılması gerektiğini söylemekteyiz. Bu nedenle maden işletmeleri özelleştirilmemeli, rodövansa verilmemeli ve taşeron sistemiyle çalıştırılmamalıdır.  Maden işletmelerinin teknik ve alt yapı olarak yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakılması, buna ek olarak kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılanmaması, iş cinayetlerinin ve ölümlerin misli olarak artmasına neden olmuştur. Yaşadığımız son olay bunu bize bir kez daha göstermiştir. Facia sonrası kurtarma operasyonunda ciddi bir organizasyon bozukluğu yaşanmış, bilgi kirliliği yaratılarak toplumun kafası karıştırılmış ve devlet organizasyonda sınıfta kalmıştır. Bu tür olaylara müdahale sadece özel eğitim almış Maden Tahlisiye Ekipleri tarafından yapılmalı, diğer kurtarma ekipleri sadece lojistik destek olarak görevlendirilmeli, karmaşa, olay yerine gereksiz giriş ve ziyaretler önlenmelidir.Her türlü iş kazası, gerekli iş güvenliği önlemleri alınması durumunda önlenebilir, azaltılabilir, yok edilebilir. Uzmanlar ve istatistikler kazaların % 98 önlenebilir olduğunu söylemektedir. Konu dışı kişilerin söylediği gibi "Kaza bu işlerin fıtratında YOKTUR."  İşletmelerde iş güvenliğini sağlamak için öncelikle bu konuda bilime ve bilim insanlarına, uzmanlara inanmak ve söylediklerine, tespitlerine, raporlarına katılmak, gerekli kararları almak, iş güvenliği uzmanları çalıştırmak, gerekli yatırımları yapmak ve kamu eliyle ve bağımsız olarak denetimleri yapmak ile mümkündür. Bu kazada mevzuat gereği yasal uygunlukların tamam olduğu söylenmektedir. Ama görülüyor ki mevzuatlar kazayı önlemekte tek başına yeterli olmamıştır. Konuyla ilgili mevzuatlara baktığımızda; Maden Kanunu gereği her işletmede Maden Mühendisi Teknik Nezaretçi ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında da İş Güvenliği Uzmanı bulunması zorunluluğu olup, ilgili işyerinde bu gereklerin fazlasıyla olduğu görülmüştür. İş Güvenliği Uzmanları ve Teknik Nezaretçiler o iş yerinde iş güvenliğine yönelik karar almak yetkisine sahipken bu uzmanları işyerine atayan ve ücretini veren işyeri sahibidir.  Bu şartlarda bir denetim mekanizmasının sağlıklı çalışması ve doğru denetim yapılması mümkün değildir. İş Güvenliği denetimleri kesinlikle kamu eliyle yapılmalı ve uzmanların ücretleri kamu veya bağımsız birimlerden alınmalıdır.Öncelikle şunu sorgulamalıyız, neden ülkemiz iş kazalarında Avrupa birincisi, Dünyada bir çok geri kalmış ülkelerinde önünde dünya üçüncüsüdür ???  Bu olaydan çok önemli dersler çıkarılmalı, sorumlular tespit edilmeli, gereken hukuki işlemler yapılmalı, kaza her zaman yapıldığı gibi sadece birkaç teknik elamanın üzerine yıkılarak adi bir adli olay olarak kapatılmamalıdır.Daha önce yaşadığımız Karadon, Kozlu, Elbistan ve son olarak Soma?da madende yaşanan iş cinayetleri, emekçilerin yaşamlarını piyasanın insafına bırakmış, daha fazla kazanma ve üretim hırsı sonucu ülkemiz madenciliğinin en büyük ölümlü maden kazası meydana gelmiştir.

TMMOB olarak diyoruz ki;

- Özelleştirmeler durdurulmalı, taşeronlaşma uygulamalarına son verilmelidir.

- Kazalar kader değildir. Tüm halkımızı Somalı madencilerle dayanışmaya ve yanlarında olmaya çağırıyoruz.

Bu faciada yaşamını yitiren tüm maden emekçilerini bir kez daha saygıyla anıyor ve ulusumuza baş sağlığı diliyoruz.

TMMOB AYDIN İL KOORDİNASYON KURULU



TMMOB
İnşaat Mühendisleri Odası